Kız arkadaşım fakir ve zengin i

Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 5

2020.07.03 02:01 Cratix16 Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 5

çıktım odama inci'de yaşadığım mutluluğu paylaştım. kimse giblemeyince oturup bir süre önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu düşündüm. daha sonra merve'nin odasına indim. kapı çıktı karşıma.. kapı seni affettim la keyfim yerinde keranacı dedim. hiç tepki vermeden yüzüme baktı. neyse takılmayıp tıkladım, merve uyanmıştı zaten açtı hemen kapıyı. ne oldu abi? dedi. burcu esmersoy'un ayak parmaklarını gördüm, buraya sığınabilir miyim? dedim. off abi pff xs türevi bir cevap verdi. geçtim hemen içeri burcu'nun gidişi senin için çok iyi olacak. onun göğüsleri seninkileri kıskanıyor, bu yüzden geceleri gelişmelerini engelliyordu dedim. ne diyorsun abi yine? defol dedi. ben gördüm geceleri, bak dediğime geleceksin dedim. baktım bu sinirleniyor bir şey demesine izin vermeden yıl 2012 olacak hala müjdat gezen'i usta tiyatrocu sanan var di mi yaaaaa?? diye sordum. cennet mahallesi güzeldi diyor mal amk. konuyu uzatmayıp ela'yı bize ne zaman davet edeceksin? diye sordum. bana niye söylüyorsun abi? söyle anneme şükran teyzeyi davet etsin dedi. annemden sanane merve sana oç demek istemiyorum deyip fırladım odadan.
not: cennet mahallesi, akasya durağı ve arka sokaklar kızların göğüslerinin gelişimlerine zararlı.
neyse geçtim yeniden odama serdar ortaç'ın kliplerinden ayıkladığı manitaların sayısını hesapladım. sonra twitter'a, inci'ye baktım ne joe biden'dan ses var ne inboxımda bir hareketlilik... face durum güncellememi ''alem arka olmuş.'' yapıp 2 beğeni aldım. kapım tıklandı. kimsin? dedim. aç kapıyı diye karşılık verdi. ses renginden anladığım kadarıyla babamdı. böyle zekiliklerim vardır. bazı durumlarda gözlerimden yardım almasam da keskin zekam sayesinde yerinde çıkarımlar yaparım. barcelona mı real madrid mi? dedim. aç kapıyı diye yineledi. sinirlenmeye başladığını hissettiğimden kapıyı açmak zorunda kaldım. kalk berbere gidecez dedi. ben gelmem.. dedim. kalk gibtirme belanı papaza döndün deyince ben de okan bayülgen'in editörleri kadar elit ve uzun saçlı görünmek istiyorum dedim. fakat ikna olmuş görünmüyordu. ortamı yumuşatmak için acun ılıcalı'nın sempatik fifa 98 hikayesini anlattım. düş önüme gidiyoruz avradını gibtirme bana dedi. michelle rodriguez'e laf dokundurması gittikçe kanıma dokunuyordu. bu adam haddini aşmaya başlamıştı. fakat dayak yeme riskim olduğundan mecburen üstümü giyindim, evden çıktık.
not: acun aslında evdeymiş, arkadan arkadaşları da türkçe şarkı söylemişler afjheswnhıvgknrewslge ne güldük.
neyse gittik berbere girer girmez konuyu değiştirmek için haluk bilginer de ye ye bıkmadı amk, hala seslendirme yapıyor aç gözlü oç diye bağırdım. babam ne bağrıyon len? tarzı köylü bir tepkiyle kafama vurdu. berber bana katılıyor olacak ki gülümsüyordu. buyurun abi dedi oturduk yan yana. oç beni çırağa tıraş ettirdi. ne olsun abim? dedi çırak samimiyetinden yüz bularak mehmet amca'ya dikkat etmesini, o adamın kendisinin teyzesiyle bir alakası olabileceğini belirttim. babam oç atladı ordan takılma sen ona, amerikan yap dedi. birden fırladım ayağa... yankee go home, askerinle üslerinle, hamburgerinle defol!! diye bağırdım. fırlayacaktım dükkandan ama oç kapıyı açamadım. sinirim yatışınca efendi efendi geçtim yerine. uygun bir dille çırağa bazen teorik devrimci gibi görünmem gerekebildiğini, amerikan tıraşının uygun düşmeyeceğini anlattım. makina tıraşıla 9 a vurması konuşunda anlaşıp işe koyulduk. hiçbir koşulda dayamasına izin vermeyeceğimi, kız arkadaşım ekşici olduğundan o geyiği çok iyi bildiğimi belirttim. anlamış görünmüyordu, mal mal baktı. tıraşım bitince babamınkinin bitmesini beklemek için gazetelerin resimlerinde göz gezdirdim. ''sevgi koydular ülkenin yaa??'', ''ama bunlardan da iyisi yok be kardeşim kime verelim?'', ''vay amk herifin arabasına bak aga'' türü çeşitli sohbet açıcı berber cümleler ettim. gerekli reaksiyonu alamadım. babamın tıraşı da bitince berber sağolasın abi, yengeye de selamlar diyecek oldu; sanane annemden oç deyip hızla uzaklaştım.
not: haluk bilginer, teorik devrimcilere cinsel arzular besliyor.
apartmana döndüğümüzde merdivenlerde ela'ya rastladım. beremi çıkarıp kafamı gösterdim, tepki vermedi. nasılsın ela? dedim. iyi ya uğraşıyoruz, sen nasılsın? dedi. konuyu değiştirmek için yıl 2012 olacak hala nihat doğan'a, sabri sarıoğlu'na falan gülenler var di mi yaaa? diye sordum. iyi günler diye karşılık verdi.. ne alaka şimdi amk? bu millet harbi bir garip. neyse çıktım odama youtube'dan enrique iglesias'ın hero klibini izledim. finalinde yine ağlamaklı oldum. harun kolçak posterime bakıp hayatın anlamını sorguladım. daha sonra merve'nin odasına indim. kapıya, berberin kapısıyla ne ilgin var oç? o nerden biliyor benle mevzun olduğunu? diye bağırdım. merve sesten irkilmiş olacak açtı kapıyı. vahey kılıçarslan ev dizaynı programları yapmayı bırakmadan göğüslerini büyütmesi gerektiğini söyledim. pff defol, uğraşamam xs türevi bir cevap verdi yine. hem ortamı yumuşatmak, hem de kızın üstüne yavaş yavaş gitmek için samimi bir tavırla; bu reyting rekorları da nasıl rekorlarsa amk her hafta kırılıyor di mi yağğ? dedim. tamam abi hadi çık falan dedi yine. kevaşelik yapma insanların yüzüne bakamıyorum artık, incideki panpeytalarım benle taşak geçiyor deyip patlattım tokadı. bu ağlamaya, bağırmaya başladı. babam oç duymuş sesleri geldi ve elmacık kemiğime bir sağ direk patlatarak günü puansız geçmedi.
not: vahey kılıçarslan bizim kapıya halleniyor.
odama koştum hemen, uyuyana kadar önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu düşündüm. sabah erkenden kalkıp twitter'a ve inci'ye baktım. joe biden'a ''we are living america, coca cola sometimes war'' diye mention atıp gözdağı verdim. serkan inci'ye ''bana yardımcı olursan dilenmek zorunda kalmassın, babam zengin.'' diye pm attım ve cevapları beklemeye başladım. sonra kız arkadaşımın dairesine inmeye karar verdim. tıkladım kapıyı, hemen açtı sağolsun. ohio eyaletinde seçim kampanyaları oldukça çekişmeli geçmektedir ve başkanlık adayları mücadelede son aşamaya gelmişlerdir. başkan mike morris 'in (george clooney) kampanya basın sözcüsü olan stephen myers (ryan gosling) morris'e sadık biçimde var gücüyle çalışırken, birden politik bir skandalın içene doğru çekildiğini fark eder. şimdi bir karar verme sırası ondadır... ides of march! izler misin benimle dedim? hayır teşekkür ederim, biraz meşgulüm diye karşılık verdi. bırak mastürbasyonu, gel bak yarısında çıkarız dedim. ekşici olduğunu bildiğimden bu şekilde ikna edebileceğimi düşündüm. böyle zekiliklerim vardır. insanları istemeseler de beynimin odalarına hapseder, orda onlara küçük oyunlar oynayarak istediğim konuda ikna etmeye çalışırım. fakat kız arkadaşım meşgul olduğunu, artık kapıyı kapatması gerektiğini söyledi. konuyu değiştirmek için amerikan sineması neymiş ya, haneke kinq bence dedim. kapıyı hiçbir şey demeden kapattı. bu insanlar ne kaba amk.. herkes asosyal amk apartmanında.
not: till lindermann pussy klibi için anneme teklif getirmişti.
çıktım odama, eti cinlerimin bittiğini farkettim. inip annemi uyandırmalıydım. girdim odalarına, baakk esra erol anlatıyor, neler neler tanıtıyor baak. esra erol anlatıyor, neler neler tanıtıyor? advertorial advertorial advertorial advertorial diye bağırdım. annem bir kafasını kaldırdı, yeniden yattı. babam oç hiçbir şey demeden bir hışımla yataktan fırladı. hemen mutfağa fırladım. böyle çevikliklerim vardır. kas gücüm ve vücudumun esneme payı sayesinde herkesten önce planlarımı uygulamaya koyarım. kapıyı kilitlemeye çalışırken oç vurup açtı. lan ne bağırıyorsun sabah sabah? diye çıkıştı. şiddet uygulamamasından bulduğum samimiyetle baboş makarna yap da yiyek la deyip behzat ç.'ye gönderme yaptım. yarramın başını ye diyerek son derece düzeysiz, kalitesiz, kendisine yakışan bir cevap verdi. hiçbir şey demeden odama çıktım. enrique iglesias'ın hero klibini izleyerek finalini ağlayarak canlandırdım. babam girdi birden içeri, aklımı gibiyim kapıyı kilitlemeyi unutmuşum. o kolye ne lan? ne ağlıyorsun? ne oluyor yine amk? dedi. konuyu değiştirmek için spinoza'nın külli determinizminden ve bu öğretinin fonksiyonelliğinden bahsettim. aval aval suratıma bakmaya devam etti. ne vardı baba? çabuk söyle daha soner sarıkabadayı dansıma çalışmam gerekiyor dedim. annenle düşündük, senin bir işe başlamana karar verdik dedi. ne işi amk, ben çalışmaya çoktan yüz çevirdim. boşa mı kosmos izlettik size oçları? diye bağırdım. lan bağırma, lafını bil patlatırım bir tane diyerek gözdağı verdi. internet cafe'de çalışacaksın, bizim yılmaz'ınkinde. konuştum ben onla seni bekliyor dedi. konuyu değiştirmek için gogol'un, ölü canlar'ın 2. bölümünü el yazımlarını yakarak imha etmesinden duyduğum acıdan bahsettim. fakat bana mısın demedi oç. bugün gidecez, yarım saate hazır ol dedi. britney spears'ten criminal'ın ezgilerini mırıldanıp giblemediğim ifadesi vermeye çalıştım. fakat pek takıyor görünmüyordu. mecbur gidecektik artık.
not: spinoza ve gogol dönemin şartları gereği anal yoldan birlikte olmuşlar.
neyse çıktım babamla evden gittik net cafeye. yılmaz oç çay içer misiniz? dedi cevap vermedim tavrımı anlasın diye. bak bu masada oturacaksın masa açıp kapatacaksın, paraları alacaksın vs.. dedi. konuyu değiştirmek için burcu esmersoy'un ayak parmaklarından bahsettim. neyse babam oç gitti, ben de ana makinanın başına geçtim. inci'ye girdim durumu anlattım, gibleyen olmadı. twitter'a iş hayatının zorluklarıyla ilgili tweetler attım. face e girip merve'nin sınıf arkadaşı ozan'ın duvarında ismail türüt fotoğrafları paylaştım. fakat zaman geçmiyordu.. yılmaz oç da annemden hiç bahsetmeyince kaçmak için bir fırsat bulamadım. üstelik 24 numaralı masada oturan adam beni kesiyordu. rahatsız edici bakışları 15 dakika sürünce rahatsız olup yanına gittim ve birlikte olmamızın mümkün olmadığını uygun bir dille belirttim. ne diyorsun lan sen? sen kimsin? vs.. gibi konuyu değiştirmek için bazı anlamsız sorular sordu. yılmaz oç nin yanına gidip ben burda çalışamam, bu ne gevşeklik? babam beni buraya apaçilere gibtir diye mi getirdi? deyip koşarak uzaklaştım. böyle zekiliklerim vardır. işime gelmeyen durumlarda zekamı devreye sokar, olaydan sıyrılmasını bilirim. eve vardığımda apartmanda kız arkadaşım ile karşılaştım. naber? dedim. iyidir senden? dedi. konuyu değiştirmek için khloé kardashian odom takes... new orleans? not so fast! diye bağırdım. neyse gitmem lazım deyip anneme selam söylemeye kalktı. annemden sanane oç deyip eve çıktım.
not: net cafede ferre izlenmiyor amk
annem beni görünce şaşırdı. merve evde mi? diye sordum, çıktığını söyledi. odasına gidip kapıyla artık aramızdaki husumeti sonlandırmamız gerektiğini, eski dostlara böyle tavırların yakışmadığını söyledim. anlayışla karşıladı. kapıyla arayı düzeltmem moralimi biraz düzeltse de işten çıkmamı babama nasıl açıklayacağım konusu kafamı kurcalıyordu. kafamı dağıtmak için enrique iglesias'ın hero klibinin youtube urlsini harun kolçak posterinin arkasına yazdım. daha sonra bir süre önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu düşündüm. çıktım üst kattan şükran teyzelerin daireye indim. şükran teyze kapıyı açar açmaz konuya farklı yerden girip kafasını karıştırmaya çalıştım. kenan doğulu'nun ex aşkım şarkısını söyleyip soner sarıkabadayı dansımı sergiledim. böyle zekiliklerim vardır. keskin zekam ve önlenemez yeteneğim sayesinde müziğin ve dansın gücünü kullanarak işlerimi yoluna koyarım. ne var oğlum? dedi. akşam babamın gelip beni döveceğini, babamın beni burcu esmersoy'un ayak parmaklarından bile daha fazla korkuttuğunu, gece evlerinde kalmak istediğimi belirttim. git oğlum işine deyip kapıyı yüzüme kapattı. oç ayda yılda bir işimiz düşüyor, yardım etsen gibiyorlar mı? gerçi gibseler yardım eder.
not: harun kolçak, burcu esmersoy'un ayak parmaklarından daha çekici.
bir sol direk dışında sağlam bir darbe almadan akşam dayağını atlattığım için mutluydum. bu olayı harun kolçak'ın gir kanıma şarkısında çıplak moonwalk yaparak kutladım. önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu düşünüp daha sonra merve'nin odasına indim. kapıya how i met your mother'ın 7x12'sini izlemesi gerektiğini, çok duygusal bir bölüm olduğunu söyledim. kapıdan ses gelmeyince tıklattım, merve açtı. ne var abi? dedi. eğer gelecek haftaki doğum günüme kadar göğüslerini yeteri kadar büyütmezse sürpriz partime katılamayacağını söyledim. ne yapıyım senin partini? kimse gelmez zaten dedi. ağır konuşmuştu... duygusal havayı dağıtmak için david fincher'ın the girl with the dragon tattoo'su 13 ocakta sinemalarda dedim. gider misin abi, işim var dedi. mastürbasyon yapmak istediğini anladığımdan anlayışlı bir abinin yapması gerektiği gibi odayı terk ettim. fakat doğum günüm ile ilgili söyledikleri kanıma dokunmuştu. büyük bir parti yapıp onu sözlerinden dolayı utandırmalıydım.
not: joe biden'a david fincher yoluyla ulaşabilirim.
doğum günüme 6 gün vardı. inci'den, twitter'dan ve apartmandan herkes zaten benim için sürpriz bir şeyler hazırlıyordu, farkındaydım. ama merve'yi utandırmak için benim de bir şeyler yapmam gerekiyordu. facebook'a girip merve'nin sınıf arkadaşları ali can, ozan, ismail, tuğçe ve yeliz'in duvarlarına annem ve benim fotoğraflarımızı koydum. umarım ima ettiğim şeyi anlayacaklardı. daha sonra doğum günü üzerine 3-4 şarkı paylaşıp dikkati üzerime çektim. inci'deki panpeytalarımın hazırladığı sürprizi bozmamak için sadece off doğum günlerini de hiç sevmem vb.. başlıklar açtım. gibleyen olmadı ama beni olaya uyandırmamak için yaptıklarının farkındaydım. böyle zekiliklerim vardır. aklımın verimliliği ve zekamın kıvraklığı sayesinde her olayı kavrar, ona göre davranır ve insanları mutlu etmesini bilirim. twitter'dan joe biden'ı partime davet ettim. sosyal medyada gerekli çalışmaları yaptıktan sonra sıra apartmana gelmişti. enrique iglesias'ın hero klibini izledikten sonra işe koyuldum.
not: serkan inci'nin hediyesini kabul etmem. boşa yollamasın...
  1. kata indim, sarışın kadından başladım çalışmalara. tıkladım kapıyı, hemen açtı sağolsun. fabrikada tütün sarar, sanki kendi içer gibi diye bağırıp soner sarıkabadayı dansımı sergiledim. oğlum vallahi şimdi olmaz, çabuk söyle ne söyleyeceksen diye karşılık verdi. gelecek hafta doğum günüm var. eğer babamla aynı ortamda bulunmaktan rahatsız olmazsa eşiniz ile birlikte bekliyorum dedim. hiçbir şey demeden kapattı yüzüme kapıyı oç. zaman kaybetmeden firuze teyzenin kapısını çaldım. kapıyı açar açmaz konuya farklı yerden girmek için hegel'in evreni ''maddeleş bir fikir'' olarak gördüğünü ve bu yüzden heraklitos'un değil, hegel'in diyalektiğin babası sayılması gerektiğinden bahsettim. ne diyon oğlum sen? diye karşılık verdi cahil oç. eşiniz evde mi? dedim. yok dedi. eşiniz derken kocanızı kastediyorum hanımefendi. evde mi? diyerek sorumu tekrarladım. söyle ne söyleyeceksen bana dedi. gelecek hafta doğum günüm olduğunu, kendilerini de aramızda görmekten mutluluk duyacağımızı belirttim. annenin haberi var mı? diye sordu. sanane annemden oç deyip üst kata fırladım.
not: firuze teyzenin harun tekin ile olan ilişkisinden eşinin haberi yok. eşi derken kocasını kastediyorum.
sıra mehtap teyze ile ekşici sevgilime gelmişti. mehtap teyzeden başladım. açtı kapıyı buyur oğlum? dedi. gelecek hafta doğum günüm var gelirseniz beni mutlu edersiniz dedim. maalesef evladım, uygun değiliz dedi. ikna edebilmek için enrique iglesias'ın hero şarkısını söyleyip rihanna-rude boy dansımı yaptım. ne kadar eğleneceğimizi anlamasını istiyordum. böyle zekiliklerim vardır. aklım ve dans kabiliyetimin yardımıyla insanları daha çabuk durumdan haberdar eder, olayları lehime çevirmeye çalışırım. yok oğlum sağol deyince konuyu değiştirmek için ''ıııığğğağğğğğ'' lı hidayet türkoğlu taklit performansımı gerçekleştirdim. kapıyı yüzüme kapattı. sıra karşı dairedeki sevdiceğime gelmişti. açtı kapıyı oo buyur, yine ne var? dedi. sevişmenin zamanı değil, sana önemli bir şey söylemeliyim dedim. ilgilenmiyorum diye karşılık verince ortamı yumuşatmak için akasya durağı sinan esprileri patlattım. daha sinirlenmiş görünüyordu.. haftaya doğum günüm var, gelir misin? dedim. hayır deyip yüzüme kapıyı kapattı. insanın sevgilisinin bile ona böyle davranması gerçekten canını sıkıyor. hero'yu mırıldanıp üst kata çıktım.
not: i can be your heroooooo babyyy
  1. kata çıkarken benim hiç bir bilgisayarım olmadığını, facebook'u, twitter'ı sadece televizyondan duyduğumu farkettim. nasıl olabilirdi ki? kafam karışıyordu yine. sakallının dayağını yememek için sustum. 3. kata çıktım, yaşlı teyzeden başladım. açtı kapıyı sağolsun, ne var evladım? dedi. yaşlı olduğunu bildiğimden frank sinatra - new york, new york'u seslendirdim. soner sarıkabadayı dansımla da süsledim ki bu çağa da ayak uydurabilsin. böyle zekiliklerim vardır. insanları kendi koşullarında değerlendirir, beynimin odaları sayesinde durumu kontrol altına alırım. işim var oğlum, ayakta zor duruyorum sakallı gelecek yoksa söyle ne diyorsun? dedi. sakallı artık bana bir şey yapamazdı ama konuya girmeliydim. gelecek hafta doğum günüm var, gelir misiniz? dedim. bırakmazlar dedi.. ne diyor bu kadın amk neyin kafasını yaşıyor anlamıyordum. konuyu değiştirmek için ona biraz önder açıkbaş'tan ve nasıl ünlü olduğundan bahsettim. kapıyı yüzüme kapattı. ama önder sorununu çözdüğümden birinin haberi olması olumlu bir gelişmeydi. sıra kapıcı kılıklı kadındaydı. tıkladım kapıyı ne var? dedi açar açmaz kaba oç. fakir olmanıza rağmen gelecek hafta gerçekleşecek olan doğum günüme gelmeniz beni mutlu eder dedim. gelemeyiz, sağol deyip kapıyı yüzüme kapattı. bu insanlar ne kötü amk... ulan fakir ayda kaç kere pasta yiyorsun amk bir hayrımız dokunsun dedik. neyse..
not: sakallı adam yine beni bulursa bir daha televizyon izleyemezdim.
şükran teyzeye çıktım, fakat kapısı kapalıydı. açmadı da hiç.. sakallıyı gördüm alt katta fırladım eve. anne diye bağırdım, bakan olmadı. bembeyazdı her yer yine, 2 yıl önceki gibi. başım ağrıyordu.. baba neredesin? sakallı geliyor yine, biliyorum o değilsin sen dedim. yine kimse giblemedi. merve'nin odasına gittim, ne kapı vardı ne merve. oda da yoktu. hemen odama fırladım kapıyı kilitlemeye çalıştım, anahtar yoktu. bembeyazdı her yer, bilmeleri lazım sevmiyorum beyazı. televizyon izlemem lazımdı artık. televizyon izlemezsem aklımın keskinliği ve beynimin odaları beslenmiyordu. sakallının ayak sesleri geliyordu, ama ben bu dünyadan çok rahatsızdım. dönmek istiyordum, ama bu kez olmuyordu. sakallı gittikçe yaklaşıyordu. ağlamaya başladım. ağlayınca daha bir deli muamelesi yapıyorlar insana. sakallı girdi, o babam değildi, adı da salim değildi ilk defa kabullendim. sopasıyla yüzüme vurdu, ellerimi kanattı. tekmeledi her yerimi. sonra daha rahat edebilmek için odasına çekti beni. bıktım senden! çıkmayacaksın alanından, rahatsız etmeyeceksin diğerlerini, televizyon da yok artık diyerek vurmaya devam etti.
not: deli falan değilim ben.
işleri bitti, yazmak için şimdi vakit bulabildim. kağıt yine kan oldu. sopayla çok dayak yedim, yumruklar, 3 puanlar hepsi güzeldi. ama bıçaklanmanın acısını ilk defa yaşıyorum sanırım. ilk yazmaya başladığım günlerde de az daha bıçaklanıyordum ama hademe engellemişti sağolsun. babamdan dayak yemek güzeldi.. sakallı olunca kötü. şunu farkettim; sizi seven birinin dayak attığını düşündüğünüzde acıyı fazla hissetmiyorsunuz. o yüzden deli değildim bence ben, kendimi rahatlatıyordum. dünyamın içinden çıkmak kötü oldu. enrique iglesias, esra erol, önder açıkbaş kızgınlardır şimdi bana. ama çok canım acıyor.. bir daha televizyon izlemeyeceğimi söyledi sakallı. fakat bu kanamayla fazla yaşamayacağımı biliyorum, böyle zekiliklerim vardır. akşam oldu, kendime ait olan tek şey el feneriyle yazıyorum şu an. her yer çok sessiz.. kimsenin umurunda değilim. yalnız ölmek gibisi yok. edebiyat öğretmeni olduğum günlerin avantajını çok kullandım burada. neyse daha fazla yazmam, 1 saate ölmüş olurum hero klibinin finalini gerçekleştirmek istiyorum. sonun bu olduğunu bildiğimden yazdım bunları defterime. bulan okuyan olursa, 1 kişi tarafından da hatırlanmak güzel olur benim için. sanırım son satırlarım bunlardı..
not: baba, çok özledim çocukluğumu, 1 yaşında ölen kız kardeşimi, kanserden ölen annemi.. en çok da senin dayaklarını.
14.11.2011
alper
submitted by Cratix16 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.06.01 19:05 reganis Fakirlik Duygusu Beni Kinlendiriyor

Fakir olmak, istediğimi alamamak, giyememek, yiyememek ve dışarıdan izlemek beni aşırı derecede rahatsız ediyor. Merak edenler olur belki şimdiden söyleyeyim vakıf üniversitesinde tam burslu okudum. Gittiğim okuldakilerin durumu da az çok iyiydi yani. Onlara bakıyorum, çoğu okulu bitirdi, ailelerinden gelen evler, arabalar, işler falan derken bir şekilde yollarını buldular. Instagram'da takip ediyorum bir tanesinin bile düzensiz hayatı olmaz mı arkadaş. Benim ise sahip olduğum hiçbir bok yok. Ne aileden gelen para var, ne de başka bir bok. Yazları köpek gibi kafelerde, barlarda çalıştım asgari ücrete, okul harçlığımı çıkardım. 25 yaşındayım, hayatımda bir kere bile kaliteli bir kot pantolonu satın alamadım kendime. Bugüne kadar 3 defa kız arkadaşım oldu yalan yok 2 tanesi benim gibi fakir sayılabilecek kıvamdaydı ama bir tanesinin durumu aşırı zengin olmasa da bana göre çok üst seviyedeydi ve kendimi onun yanında gerçekten rahatsız ediyordum üstelik kız defalarca kere bunu sorun yapma demesine rağmen. Kızın yanına cebimde 5-10 lira parayla gittim kaç kere. Belirli bir yaştan sonra lisedeki gibi beraber oturur taş yer, su içeriz muhabbeti de olmuyor amına koyayım. Kız illaki gezmek istiyor, kendi yediğini içtiğini kendisi ödüyor zaten de ben kendi yiyip içtiğimi kendim ödeyemiyorum sorun zaten orda. Daha fazla uzatmayıp ayrılmıştım eften püften sebepler uydurarak. 3 yıldır aynı ayakkabıyı lostracıya her yaz farklı renge boyatıyorum ve yeni ayakkabıymış gibi giyiyorum. Etrafıma bakıyorum benimle yaşıt, benden hiçbir beceri ve yetenek fazlası olmayan hatta eksiği olan bir çok sümsük tipin altında lüks arabalar, en lüks evlerde hep onlar oturuyorlar, en güzel tatlıları onlar yiyorlar, en güzel yemekler hep onlarda, en güzel kadınlarla hep onlar takılıyorlar. Bu mu adalet? Kendime İş de bulamıyorum. Uzun dönem stajyerlik ilanlarına başvurmaya çalışıyorum çünkü başka bir pozisyona yeni mezun kimseyi almaya yanaşmıyorlar tanıdığımız falan olmadığı için herhangi bir yerle bağlantı da kuramıyoruz. Çalışıp, para kazanmak, en azından hayatımı devam ettirmek istiyorum ama onun için de imkan bulamıyorum. Sikten bir aile şirketinin IT departmanına iş ilanı için başvuruyorum, hayatında aile şirketi yöneticisi olmaktan başka hiçbir sik başaramamış taşralı bir orospu evladı gelip bana tamam biz seni sonra ararız diyor ve tabii ki hiçbir dönüş olmuyor daha sonra.
Uzun süredir etrafımda benimle yaşıt zengin insan gördüğüm zaman ciddi anlamda içime bir kin ve öfke oturuyor. Kendimi engellenmiş hissediyorum çünkü. Bu hayat bana hiçbir fırsat tanımıyor kendimi kanıtlamam için ancak o doğuştan şanslı olan piçler için şans her zaman yanlarında. Sağlıklılar çünkü paraları var ve en kaliteli hastanelere gidiyor. Fit vücutları var çünkü paraları var ve en kaliteli spor salonlarına gidip, en iyi yemekleri, en iyi diyetisyenler eşliğinde yiyorlar. En güzel evlerde, en kaliteli kadınlarla takılıyorlar çünkü paraları var. Ben ise yoksul doğdum, fakir büyüdüm, imkansızlıklar içinde yetiştim ve benim sahip olduğum sadece büyük bir kin ve öfke var. Bir gün gerçekten istediklerimi başarmak ve gidip ikinci lahmacunu yedikten sonra cebimde para olup olmadığını düşünmeksizin rahatça üçüncü lahmacunu söyleyebilmeyi istiyorum.
submitted by reganis to KGBTR [link] [comments]


2019.11.19 12:58 fragmanlife Alef Oyunculari Karakterleri ve Konusu (Blue TV)

Alef Oyunculari Karakterleri ve Konusu (Blue TV) İnternet üzerinden hizmet veren Blue TV yeni bir diziyle gündeme geliyor. Uzun bir süredir hangi kanalda, hangi diziyle anlaştı diye merak edilen Kenan İmirzalıoğlu Blue TV nin yeni projesinde yer alacak. Kenan İmirzalıoğlu Alef dizisinin başrol oyuncusu olacak.
İsmi değişik dizilerde gündeme gelen Kenan İmirzalıoğlu ATV de yayınlanan ve daha önce Murat Yıldırım’ın sunduğu Kim Milyoner Olmak ister adlı yarışma programında sunucu olarak anlaşmıştı. Aynı zamanda sadece 8 bölüm olarak yayınlanacak olan Alef dizininin başrol oyuncusu olacak. Dizide birbirinden ünlü oyuncular ona eşlik edecek.
Dizide Ahmet Mümtaz Taylan, Melisa Sözen gibi oyuncuların yanı sıra Ece Dizdar, Osman Alkaş, Rıza Akın, Kıvanç Baran Arslan ve Erdem Kaynarca gibi yetenekli oyuncular da yer alıyor. Alef dizisini ünlü yapımcı ve senarist Emin Alper kaleme alacak. Dizinin çekimlerine Ekim ayında başlanacağı ve Kasım ayı gibi de Blue TV de yayınlanması bekleniyor.
Alef Dizisi Konusu Alef dizisi mistik bir polisiye dizi olacak. Alef dizisinde İstanbul Boğazı’nda bir cesedin bulunmasının ardından ortaya çıkan çeşitli cinayetlerin sırrını çözmeye çalışan iki dedektifin hikayesi izleyicisi karşısına çıkarılacak.
Kuruluş Osman Nerede Çekiliyor? Dizi Seti Nerede? İşte Detaylar Kuruluş Osman Nerede Çekiliyor? Dizi Seti Nerede? İşte Detaylar
Alef Dizisi Oyuncuları Kenan İmirzalıoğlu 18 Haziran 1974 yılında Ankara’nın Bala ilçesi Üçem köyünde dünyaya geldi. Yıldız Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü’nde okurken mankenlik ajansına kaydoldu ve kısa sürede dikkatleri üzerine topladı. Best Of Turkey ve ardından Best Of World modellik yarışmalarında birinci seçilerek büyük başarılara imza attı. Bu başarılarının ardından dizi ve film teklifleri gelmeye başladı.
Osman Sınav’ın dikkatini çeken yakışıklı oyuncu Deli Yürek dizisinde oynar ve ardından Amerika’ya giderek dil eğitimini tamamlar. Geldikten sonra Uğur Yücel’İn yönettiği Alaca Karanlık sinema filminde oynar. Son olarak Karadayı dizisinde oynamıştır. Kenan İmirzalıoğlu 2016 yılında Sinem Kobal ile evlenmiştir.
Melisa Sözen 6 Temmuz 1985 yılında İstanbul’da doğdu. Daha 14 yaşındayken Yedi Kocalı Hürmüz müzikaline çıktı. Orada tanıştığı Nilgün Belgin sayesinde Kadınlar Kulübü dizisinde oynadı. Pera Güzel Sanatlar Lisesi Tiyatro Bölümü’nü bitiren güzel oyuncu 2004 yılında gösterilen Çemberimde Gül Oya dizisiyle tanınmıştır. Birçok dizi ve filmde rol alan başarılı oyuncu 2012 yılında TRT de yayınlanan Şubat dizisinde rol icabı sevgilisi olan Alican Yücesoy ile gerçekten evlenmiş ancak bu evlilik sadece 5 ay sürmüştür.
Ahmet Mümtaz Taylan 12 Eylül 1965 yılında Ankara’da dünyaya geldi. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro ve Oyunculuk Bölümü’nden mezun oldu. 18 yıl tiyatro oyunlarında oyuncu, yönetmen, genel müdür gibi görevler üstlenen usta oyuncu 2006 yılında Devlet Tiyatrolarından istifa etti. Ardından bazı üniversitelerde eğitim vermeye başladı. Ahmet Mümtaz Taylan Hayat Şarkısı Yılan Hikayesi, Kurşun Yarası, Avrupa Yakası, Ezo Gelin, Leyla ile Mecnun, Behzat Ç., Kötü Yol, Güzel Köylü gibi dizilerde rol almıştır. Başından 2 evlilik geçen oyuncu şu anda bekardır.
Ece Dizdar 23 Kasım 1981 yılında İstanbul’da doğdu. En Son Babalar Duyar dizisi ile ismini duyurmuştur. Oyunculuğunun yanı sıra seslendirme sanatçısı olarak ünlü markaların seslendirmelerini yapmıştır. Babasının subay olmasından dolayı dünyanın bir çok ülkesinde yaşamak zorunda kalmıştır. Bu yüzden Belçika’da müzikal Oyunculuğu, ses ve dans eğitimi almıştır. 1999 yılında meydana gelen Gölcük depreminde tüm ailesini kaybetmiştir. Esir Şehrin Gözyaşları, Hayalet, Karakol, Şubat, Güneşi Beklerken, Beş Kardeş gibi dizilerde rol almıştır.
Osman Alkaş 3 Hasım 1955 yılında Kıbrıs’ın Lefkoşe kentinde dünyaya gelmiştir. Ankara Devlet Konservatuvarı Oyunculuk Anabilim Dalı mezunudur. Tiyatronun yanı sıra uzun süre sabah programları, çocuk programları ve yemek programlarını sunmuştur. Çok sayıda dizi ve filmde rol almıştır. Son olarak Vuslat dizisinde Tahsin karakterini oynamıştır.
Rıza Akın 15 Eylül 1957 yılında Adana’da dünyaya gelmiştir. Elazığlı bir ailenin çocuğu olan Rıza Akın 1969-1977 yılları arasında Tiyatro yaşamına ara vermiş ve bu dönemde iletişim okuyarak gazetecilik yapmaya başlamıştır. 2005 yılında dizi ve film oyunculuğuna yeniden dönmüştür. Rıza Akın ünlü oyuncu Japon Miho Shimotashiro ile evlidir. Usta oyuncu çok sayıda dizi ve filmde rol almıştır.
Baran Arslan 1 Temmuz 1988 Ankara doğumludur. Gazi Üniversitesi İktisat Bölümü öğrencisidir. Yol Arkadaşım ve Sen Kiminle Dans Ediyorsun sinema filmlerinde rol almıştır. Zengin Kız Fakir Oğlan, Doksanlar, Zeyrek İle Çeyrek gibi dizilerde boy göstermiştir.
Erdem Kaynarca 1982 İstanbul doğumludur. Ortadoğu Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümünü bitirdikten sonra Kadir Has Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nü de bitirerek oyunculuk kariyerine başlamıştır. Çok sayıda Tiyatro oyunu bulunmaktadır. Son olarak Yasak Elma dizisinde Dündar karakterini oynamıştır.
Alef Dizisi Konuk Oyuncuları Alef dizisine her hafta bir ünlü oyuncu konuk oyuncu olarak katılacak. Alef dizisinin ilk konuk oyuncusu ise ünlü oyuncu Hatice Aslan olacak.
Hatice Aslan 20 Şubat 1962 Sivas doğumlu olan 57 yaşında ki oyuncu Hatice Aslan Ankara Devlet Konservatuvarı mezunudur. Son olarak Kuzgun dizisinde gösterdiği performans ile büyük bir beğeni toplayan Hatice Aslan daha önce Bir Deli Rüzgar ve Adı Zehra gibi dizilerde de yer almıştır. Hatice Aslan Ferhunde Hanımlar dizisi ile tanınmış ve çok sevilmiştir. Ekin isminde bir oğlu olan Hatice Aslan daha önce Hakkı Ergök ve Renan Kaleli ile evlilikler yapmıştır. Ağustos 1999 depreminde ailesini kaybetmiştir. 4 sezon Lale Devri dizisinde yer almıştır. Yasak Elma Fragman Kadın Fragman Bir Zamanlar Çukurova Fragman Elimi Bırakma Fragman Kuruluş Osman Fragman Hercai Fragman Mucize Doktor Fragman Çukur Fragman Kuzey Yıldızı Fragman Dizi Fragmanlar Yeni Fragmanlar Sesli Chat Zalim İstanbul Fragman Benim Adım Melek Fragman Arka Sokaklar Fragman
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.01.03 16:59 fragmanlife Avlu Dizisi Oyunculari Konusu Kim Kimdir Oyuncu Kadrosu

Avlu dizisi oyuncu kadrosu hikayesi nedir Star TV'de Avlu başlıyor! Avlu fragmanı izle konusu oyuncu kadrosu nedir yanıtları haberimizde! Gerek konusu gerekse iddialı oyuncu kadrosuyla dikkatleri üzerine çeken Avlu oyuncu kadrosu ve konusuyla merak ediliyor. Star TV’nin yeni dönem dizilerinden biri olmaya aday Avlu dizisinden 3 fragman geldi. Avlu konusunu ele alacak olursak dizi, yılların sağır kaldığı adaletini kendisi sağlamaya çalışmış bir kadının ceza evine girişini konu alıyor. “Avlu” özgürlüğünden vazgeçmek zorunda kalan bu kadınların 3.sayfa haberlere yansımayan, mutsuzluğun acı ile yarıştığı Karakuyu’da kendi düzen ve kendi hukuklarına karşı verdikleri yaşam mücadelesini konu alıyor.
AVLU DİZİSİ NE ZAMAN BAŞLIYOR?
Başrollerine Demet Evgar, Ceren Moray, Nursel Köse, Kenan Ece, Teoman Kumbaracıbaşı gibi başarılı isimlerin yer aldığı Avlu dizisi ilk bölümü ile 22 Mart Perşembe günü saat 20.00'de Star TV ekranlarında olacak.
AVLU OYUNCULARI KİMDİR?
Oyuncular: Demet Evgar, Ceren Moray, Nursel Köse, Kenan Ece, Teoman Kumbaracıbaşı, Ruçhan Çalışkur, Deniz Barut, Eslem Akar, Şeyla Halis, Ayça Damgacı, Onuryay Evren Tan, Hülya Şen, Ümmü Putgül, Efsane Odağ, Mihrimah Cankur, Çiğdem Benli, Billur Pınar Yılmaz, Hüseyin Turunç
AVLU KONUSU
Tanıtım, yılların sağır kaldığı adaletini kendisi sağlamaya çalışmış bir kadının ceza evine girişini konu alıyor. “Avlu” özgürlüğünden vazgeçmek zorunda kalan bu kadınların 3.sayfa haberlere yansımayan, mutsuzluğun acı ile yarıştığı Karakuyu'da kendi düzen ve kendi hukuklarına karşı verdikleri yaşam mücadelesini konu alıyor.
Avlu dizisinin başrollerinde Demet Evgar, Nursel Köse, Ceren Moray, Kenan Ece, Ruçhan Çalışkur ve Teoman Kumbaracıbaşı gibi deneyimli ve yetenekli isimler yer alıyor.
25 yıldır 140 ülkede yayınlanan Prisoner adlı diziden ülkemize uyarlanan projenin yönetmen koltuğunda Yüksel Aksu oturuyor; Seda Altaylı Turgutlu televizyona uyarlıyor. Bir dönem yayınlanan Parmaklıklar Ardında dizisindeki gibi hapishanede çekilen yeni dizi hapishane dramına odaklanıyor.
Avlu Konusu Dizinin genel hikayesi, ”Hapishane Dramı”.. Dizi, Hapishane ortamıyla ilk defa tanışan ve kızından ayrılmanın üzüntüsünü yaşayan bir kadının etkileyici hikayesine odaklanıyor.
Avlu Oyuncuları Demet Evgar;
19 Mayıs 1980 Manisa doğumlu oyuncu İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunudur. Daha önceden Çiçek Taksi, Yedi Numara, Tatlı Hayat, Bütün Çocuklarım, Emret Komutanım, 1 Erkek 1 Kadın ve Vatanım Sensin gibi dizi projelerinde rol almıştır.
Ceren Moray;
5 Haziran 1985 İstanbul doğumlu oyuncu Haliç Üniversitesi Konsevatuarı Tiyatro Bölümü mezunudur. Deneyimli oyuncu daha önceden Serseri Aşıklar, Nefes Nefese, Doktorlar, Kavak Yelleri ve O Hayat Benim gibi dizi projelerinde rol almıştır.
Kenan Ece;
24 Aralık 1980 İstabul doğumlu oyuncu Tiyatro ve Ekonomi eğitimi almıştır. Başarılı oyuncu daha önceden Masumlar, Deli Saraylı, İzmir Çetesi, Krem, Son, Güllerin Savaşı, Kalp Hırsızı ile Küçük Ağa’nın kadrosunda yer almıştır.
Nursel Köse;
29 Mart 1961 Malatya doğumlu oyuncu Köln’de Mimarlık Bölümü’nden mezun olmuştur. Daha önceden Kavak Yelleri, Kalpsiz Adam, Karadağlar, Al Yazmalım, Kötü Yol ve Paramparça’nın kadrosunda yer almıştır.
Rüçhan Çalışkur;
13 Şubat 1947 Trabzon doğumlu oyuncu Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü mezunudur. Usta oyuncu daha önceden Ihlamurlar Altında, Cemile, Rüya Gibi, Parmaklıklar Ardında, Canan, Şüphe, Benim İçin Üzülme, Yılanların Öcü ve Yeter gibi dizi projelerinde rol almıştır.
Teoman Kumbaracıbaşı;
18 Ekim 1971 Arjantin doğumlu oyuncu Gemi İnşaatı Mühendisliği Bölümü mezunudur. Oyunculuğa tiyatro ile başlayan deneyimli oyuncu daha önceden Fi, Hayat Bazen Tatlıdır, Kördüğüm, Güneşin Kızları, Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam’ın kadrosunda yer almıştır.
Gamze Topuz;
8 Ekim 1983 Adana doğumlu oyuncu Türvak’ta Tiyatro eğitimi almıştır. Daha önceden En İyi Arkadaşım, Beşinci Boyut, Aşk ve Ceza, Türk Malı, Mavi Kelebekler, Cesur Hemşire, Güzel Çirkin, Evli ve Öfkeli ile Hayat Bazen Tatlıdır gibi dizi projelerinde rol almıştır.
Ayça Damgacı;
1 Ocak 1973 İstanbul doğumlu oyuncu İstanbul Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunudur. Başarılı oyuncu daha önceden Canım Ailem, Güldünya, Aramızda Kalsın ile O Hayat Benim’in kadrosunda yer almıştır.
Şeyla Halis;
13 Ocak 1977 İstanbul doğumlu oyuncu Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde Tiyatro eğitimi almıştır. Deneyimli oyuncu daha önceden Cennet Mahallesi, Akasya Durağı, Görgüsüzler, Yol Arkadaşım, Yahşi Cazibe, Zengin Kız Fakir Oğlan ve Seven Ne Yapmaz gibi dizi projelerinde rol almıştır.
Onuryay Evren Tan;
19 Mart 1974 Ankara doğumlu oyuncu Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Oyunculuk Bölümü mezunudur. En son Çanakkale Yüzyıllık Mühür dizisinde rol alan başarılı oyuncu daha önceden Yasak,Bir Çocuk Sevdim, Parmaklıklar Ardında, Sensiz Olmuyor ve Kınalı Kar’ın kadrosunda yer almıştır.
Hülya Şen;
1 Ocak 1968 Balıkesir doğumlu oyuncu Dokuz Eylül Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunudur. En son Kalbimdeki Deniz’in kadrosunda izlediğimiz başarılı oyuncu daha önceden O Hayat Benim, Küçük Kadınlar, Sevda Tepesi ve Zerda gibi dizi projelerinde rol almıştır.
Deniz Barut;
10 Mart 1983 Denizli doğumlu oyuncu Şahika Tekand Studio’da oyunculuk eğitimi almıştır. En son Hayatımın Aşkı dizisinde rol alan başarılı oyuncu daha önceden Son Çıkış, Kara Para Aşk, Anneler ile Kızları, Lale Devri ve Elde Var Hayat’ın kadrosunda yer almıştır.
Eslem Akar (Ecem);
23 Mart 1998 İstanbul doğumlu genç oyuncu daha önceden Sen de Gitme adlı dizinin kadrosunda yer almıştır.
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]